.gif)

SAFRA: (Tabiatı sıcak ve kurudur.)
Safra, karaciğerde hepatositler tarafından salgılanan, yeşilimsi sarı bir sıvıdır. Çoğu organizmada safra, yemekler arasında safra kesesinde depolanır ve yemek yenince hazmı kolaylaştırmak için oniki parmak bağırsağına (duodenum) salgılanır.
Safranın bileşenleri:
1 - Su
2 - Kolesterol
3 - Lesitin (bir fosfolipit)
4 - Safra pigmentleri (bilirubin ve biliverden)
5 - Safra tuzları (sodyum glikokolat ve sodyum taurokolat)
Safra tuzları, safra asitlerinin tuz halleridir. Taurokolik ve deoksikolik asitlerin tuzları bunların en önemlileridir. Sindirimde yağları emülsifiye edip suda onların çözünmelerini ve yüz ölçümlerinin artmasını sağlarlar. Böylece yağların ince bağırsak tarafından emilmeleri ve enzimlerin onlara erişmesi kolaylaşır.
Safra tuzları ve fosfolipitlerle beraberce yağ damlacıklarının parçalanmasını ve absorplanması kolaylaştıran misellerin oluşmasını sağlarlar. Hazmı kolaylaştırıcı özelliğinin yanı sıra safra, hemoglobinin bir yıkım ürünü olan ve safraya rengini veren biliribunin vücuttan atılmasına yarar. Safra ayrıca mideden gelen asitli sıvıyı ileuma girmeden nötralleştirir. Karaciğerde bulunan fazla kolesterol safra aracılığıyla ince barsağa yollanır, orada emilip dolaşım sistemine katılır. Safra tuzları ayrıca yemekle gelen bazı bakterilerin bir kısmını öldürebilir.
Anormal durumlarda safradaki kolesterol veya bilirubin safra taşı olarak safra kesesi veya safra yolunda birikebilir. İnsan karaciğeri günde yaklaşık bir litre safra üretir. Salgılanan safra tuzlarının % 95'i iliumda emilip tekrar kullanılır. Safra, yağların absorpsiyonunu sağladığı için yağda çözünen vitaminlerin (A , D, E, ve K) absorpsiyonu için de önemlidir.
Fazla alkol içmekten dolayı akşamdan kalma halinde yeşil renkte kusulabilir, bu renk safradan kaynaklanır.

DAMARLAR: (Tabiatı sıcak ve kurudur.)
Kandamarları dolaşım sisteminin organlarındandır. Görevi kanı vücudun farklı bölümlerine taşımak olan kan damarlarının farklı türleri vardır. Temel kan damarı tipleri atardamarlar (arter) ve toplardamarlardır (ven).
Atardamarlar kanı kalpten alıp vücudun farklı bölümlerine taşırken, toplardamarlar vücudun farklı bölümlerinden kanı kalbe taşırlar.
Bununla birlikte iki istisna mevcuttur: pulmoner arter kirli kan, pulmoner ven ise temiz kan taşır. Vücuttaki en büyük damar kanın kendisi aracılığıyla tüm vücuda doğru pompalandığı aortatardamarıdır. Vücutta bulunan her organın en az bir tane temiz kanı kalpten getiren ve birden fazla kirli kanı kalbe götüren damarı vardır. İnsan vücudundaki damarların toplam uzunluğu 100.000 km kadardır.

SİNİRLER: (Tabiatı sıcak ve kurudur.)
Vücudumuzu kabaca bir makinaya benzetecek olursak, bu harika makinanın kumanda merkezi "beyin"dir. Beyinden bütün vücuda giden kumandalar, yine kaba bir benzetmeyle, elektrik kabloları gibi görev yapan "sinirler" vasıtasiyle ulaşmaktadır.
Sinir sistemimiz, "merkezi sinir sistemi" ve "büyük sempatiksistem" olmak üzere iki bölümde incelenebilir. Merkezi sinir sistemi, büyük beyin, beyincik ve omurilik soğanından meydana gelmiş olup hep birlikte, "tümbeyin" (ansefali) adını alırlar.
Merkezi sinir sisteminin bir kısmı duyu organlarımızı idare, bir kısmı da hareketlerimizi idare etmektedir.
Motor Sinirler: Hareketlerimizi idare eden sinirlere "motor sinirler" denmektedir.
Büyük sempatik sinir sistemi: İrademizin dışında gerçekleşen, iç organlarımızın çalışmasını sağlayan sinirlerden meydana gelmiştir.
Sempatik Sinirler: Pozitif emirleri taşıyan sinirlere "sempatik sinirler" adı verilmektedir.
Parasempatik Sinirler: Herhangi bir sebeple iç organlarımızdan biri aşırı faaliyet gösterdiği takdirde, bu faaliyeti normale düşürecek negatif emirler gerekmektedir. Negatif emirleri taşıyan sinirlere de "parasempatik sinirler" denmektedir.
SAFRA: (Tabiatı sıcak ve kuru bir organdır.)