We have carefully reviewed the online casino industry to bring you the top casinos and online games.
 
  Tabiatı soğuk ve kuru organlar...

 

 

                           

 

 

KEMİKLER: (Tabiatı soğuk ve kurudur.)

 

Kemik, vücudu oluşturan dokular arasında en sert olanıdır. Organizmada gerçek anlamda destek görevi yapan dokudur. Ayrıca organizmanın kalsiyum depolarıdır. Kalsiyum bakımından doymuş olduklarından serttir. Sert olmalarına rağmen kıkırdak dokusundan farkları damar içermeleridir.

 

Bu doku yapısında çeşitli tipte hücreler (osteosit, osteoblast, osteoklast) ve hücrelerarası madde (matrix) bulunmaktadır. Kemiğin enine kesiti incelendiğinde dış ve iç yüzeyleri bir zarla örtülüdür.

 

Bunlardan dıştakine; periosteum, iç yüzeydekine; endosteum denir. Bu zarlar düzensiz sıkı bağ dokusundan yapılmışlardır. Periosteumun hemen altında dış halkasal sistem yer alır. Endosteumun hemen üstünde ise iç halkasal sistem bulunur.

 

Havers sistemleri ise (osteon) iç ve dış halkasal sistemlerin arasını doldurur. Volkmann kanalları ise komşu Havers kanallarını birleştirir.

 

Yetişkin bir insan iskeleti 207 kemikten oluşmaktadır. Fakat yeni doğan bir bebeğin ise 300'e yakın kemiği bulunmaktadır. Bu farklılığın sebebi ise insanın yetişkin haline gelirken kemiklerin zamanla birleşmesiyle yeni kemiklerin ortaya çıkmasıdır.

 

İnsan iskeletindeki kemikler:

Aksiyel iskelet kemikleri.

Apendiküler iskelet kemikleri.

 

Kemik beş bölümden oluşur

Kemik zarı kemiğin enine büyümesini sağlar.

 

Sert kemik (beyaz kemik): Kemiğin orta kısmında yer alır. İçinde sarı kemik iliği bulunur.

 

Süngerimsi kemik: Gözenekli bir yapısı vardır. Süngerimsi kemikte kırmızı kemik iliği bulunur.

 

Sarı kemik iliği: Yağ depolar.

 

 

 

 

DERİ: (Tabiatı soğuk ve nemlidir.)

 

Deri veya cilt, insanlar ve hayvanların vücutlarını kaplayan en üst katman olup, altında barındırdığı kas ve organları koruyan ve doku tabakalarından oluşan bir örtü sistemi organıdır. Bu tabakanın altında yağ tabakası vardır. Yağ tabakası vücudumuzu sıcak tutar ve darbelere karşı korur. Burada bulunan ter bezleri boşaltıma yardımcı olur.

 

Cilt, bizi dışarıya karşı koruyan bir bariyerdir. Aynı zamanda vücut ısısını ve su dengesini korur, çeşitli zararlı maddelerin ter yoluyla vücuttan atılımını gerçekleştirir. Kabaca üç tabakadan oluşur. En altta, destek dokusu olan kollajen, kan damarları ve salgı bezleri bakımından zengin dermis tabakası yer alır. Ortada “stratum bazale” denilen sürekli yeni hücrelerin yapıldığı tabaka vardır ki bu hücreler yavaş yavaş cildin üst tabakalarına doğru yolculuk yaparlar ve yaklaşık 14. günde artık canlılıklarını kaybetmeye başlayarak en üstte birikirler ve “stratum korneumu” (boynuzsu tabaka) oluştururlar.

 

Normal bir cildin sağlığını ve güzelliğini sürdürebilmesi için en üstteki ölü hücrelerin sürekli dökülüp yenilenmeleri gerekir. Çünkü dökülüp yenilendikçe yeni deri daha temiz olur. İnsanın cildi kendini yaklaşık her 28 günde bir yeniler. Erkeğin cildi bir kadının cildine bakarak daha kalındır ve bu yüzden kendini yenileme süreci daha uzundur.

 

 

 

 

SAÇ: (Tabiatı soğuk ve kurudur.)

 

Saç, insanda, baş üzerinde bulunan kıl kümesine verilen genel ad. Saç diğer kıl kümelerine göre daha hızlı uzar. Saçın, büyüme hızı ortalama günde 0,3 mm ile 0,4 mm'dir. Her saç kılının büyüme ve duraklama devreleri birbirinden bağımsız olduğu için bir kıl büyürken diğer kıl dökülebilir.

 

Yeni doğan bebeklerde bütün kıllar aynı devrede bulunur. Bu sebeple 2-3 haftalık bebeklerde aniden saç dökülmesi görülür. 6 aydan sonra saçlar yetişkinlerin saç düzenine uyar.

 

Yaş, ırk, cinsiyet ve hormonların durumuna göre değişik saç şekilleri meydana gelir. Örneğin Afrikalı birinin saçları yaklaşık 3 kat dokudan meydana gelirken ve kıvrılmaya meyilliyken bu oran Uzakdoğulularda 11 kata kadar çıkar ve saçlar düz olma eğilimi gösterirler. Bunun nedeni saçların, doğa koşulları nedeniyle adaptasyona uğramasıdır.

 

İnsanları birbirinden ayırdeden çok çeşitli karakteristik özellikler vardır. Saç bu karakteristik özellikler içinde en çok çeşitlilik gösteren yapılardan bir tanesidir. Rengi, şekli, uzunluğu kişiden kişiye farklıdır. Tüm bu doğal çeşitliliğinin dışında insanlar, kendi zevk ve beğenileri doğrultusunda saçlarının görüntüsünü değiştirerek dış görüntülerini tamamlayan bir parçası haline getirirler.

 

Saç Nelerden Yapılmıştır?

Saç bir çeşit keratin içerir ve üç farklı tabakadan oluşur: Kütikül, korteks ve medulla. Kütikül dış tabakadaki koruyucu bölümdür ve birbirinin üzerini örten kiremite benzer hücrelerin oluşturduğu birçok tabakadan oluşur. Saçın büyük bir bölümünü korteks oluşturur.

 

Saçın Rengini ve Yapısını Neler Etkiler?

Saçın farklı renk ve tonları melanin pigmentasyonunun bir sonucudur. Saçtaki melanin esas olarak saçın etrafındaki melanositler tarafından üretilir. Saç, yaşla birlikte grileşir. Ancak gerçek gri saçlar ileri yaşlara kadar ender görülür; sıklıkla gri saçlar adı verilen saç, beyaz ve pigmentli saçın bir karışımıdır. Grileşmenin erken aşamalarında ani bir pigmentasyon kaybı oluştuğu düşünülmektedir.

 

Farklı ırklara mensup insanların saçlarının kesitsel görünümünde de farklılıklar olabilir. Beyaz ırktan insanların saç kesiti ovaldir ve saçları kıvırcıklaşma eğilimi gösterir. Afrika ve Karayip’lerdeki insanların saç kesiti yassıdır ve saç telleri birbirine dolaşıktır; Asyalı ırklarınki ise genellikle yuvarlak ve düzdür.

 

Saç Döngüsü

Saçın yaşam döngüsü 3 fazdan oluşmaktadır: Anajen (aktif büyüme), katejen (geçiş) ve telojen (dinlenme). Anajen faz yaklaşık olarak 1000 gün, katejen faz birkaç hafta ve telojen faz da yaklaşık olarak 100 gün sürer. Herhangi bir zamanda saçların %5-10'u telojen fazdadır. Kafa derisindeki binlerce farklı saç folikülü herhangi bir zamanda farklı aşamalarda bulunur.

 

Saç her ay ortalama 1 cm kadar olmak üzere 2-6 sene boyunca sürekli büyür ve sonra 2-4 hafta boyunca büyümeyi durdurur. Bu süreden sonra saç dökülür, normalde her gün ortalama 100 saç dökülmektedir. Saç döngüsü çok yavaş bir süre olduğu için herhangi bir tedavinin yararının görülmesi zaman gerektirir.

 

 

 

 

DALAK: (Tabiatı soğuk ve kuru bir organdır.)

 

Dalak, karnın sol üst yanında, mide ile diyafram arasında yer alan, süngerimsi yapıda, damarsal lenfoid organdır. Ömrünü doldurmuş kırmızı kan hücrelerini ortadan kaldırarak, içlerindeki demiri yeniden kullanıma verir. Görevlerinin birçoğunu, aslında başka organlar da görmektedir.

 

Eskiden, dalağın melankolinin kaynağı olduğuna inanılırdı.

 

Diyaframın altında, karın boşluğunda, yaklaşık bir yumruk büyüklüğünde yumuşak bir organdır. Dalak, dolaşım sistemine bağlı bir çıkmaz sokağa benzetilebilir. Kan, dalak içerisindeki geniş kanallar ve damarlar sisteminde yol alırken, dalak hücreleri ile muhatap olur. Dalak, kan fizyolojisi ile yakından alakalıdır. Dalağın vücut savunmasında aldığı rol büyüktür.

 

Dalağın bilinen işlevleri: Anne karnındaki fetusda alyuvarların yapıldığı yer dalaktır. Normalde doğumdan sonra kemik iliği bu görevi dalaktan devralır. Kemik iliğinin çalışmadığı veya başka dokularla (kanser dokusu) istila edildiği durumlarda dalakta yeniden alyuvar yapım görevi başlayabilir.

 

Kan temizleyicisi olarak dalak: Vücudun savunma sisteminin işine paralel olarak dalak da vücudun mikroplara karşı koymasında rol aynayan hücreler yapar. Ayrıca mikroorganizmalara karşı koyacak özel maddelerin, yani antikorların yapımında da dalağın vazifeleri vardır.

 

Akyuvar yapımı: Dalak, akyuvarların bir çeşidi olan lenfositleri yapar. Ayrıca dalak akyuvar yapımını akşamları yapamz.

 

Kırmızı hücrelerin yıkımı: Yaşlanan alyuvarlar ve şekilleri normalin dışında olanlar, büyük dalak hücreleri tarafından alınır ve parçalanır.

 

Hastalıklarda dalak: Büyük bir dalak birçok hastalığın seyrinde görülür. Kan hastalıkları, doğum metabolizma hastalıkları, sıtma gibi bazı enfeksiyon hastalıkları ve daha birçok hastalık dalağı büyütür. Sıtmada dalak büyüklüğü o derece karakteristiktir ki, bir bölgede sıtma yaygınlığını ölçmede dalak büyüklüğü ölçü olarak kullanılabilir.

 

Dalak çıkarılırsa kişi ölmemektedir, yani dalaksızlık hayatla bağdaşan bir durumdur. Kan hücrelerinin aşırı derecede azaldığı durumlarda, büyüyen dalağın hastayı çok rahatsız ettiği bazı hastalıklarda dalak çıkarılarak hastanın rahatlaması sağlanabilir.

 

 

  

 
 
 
 

Eklenme Tarihi : 02.08.2009         Sayfa Gösterimi : 50969                  Sayfayi Yazdir  |  Geri Dön


Hastalıklar

Makaleler

İlginç Bitkiler

Bitki/Tıp Sözlüğü

 
We continuously review the various online casino that people come across with, ensuring that all the details are covered.
Aradığınız neyse sizi bekleyen de odur !      
Araştırmalarımız, sadece tanıtım ve bilgilendirme amaçlıdır. Ayrıca merkezimiz sağlık bakanlığı ilaç ve eczacılık genel müdürlüğünün 01 10 1985 tarih ve 5777 sayılı genelgesi doğrultusunda bitkisel drog izin belgesine haizdir.