
Geleneksel olarak uzun yıllardan beri bitkilerle tedavi insan hayatının ayrılmaz bir parçası olmuştur. Her ne kadar günümüzde pek yaygın olmasa da Tibet’ten Çin’e kadar insanın yapısına, doğasına ve ruhuna uygun değişik tedavi şekilleri uygulanmış ve şüphesiz ki bunların başında bitkilerle tedavi gelmektedir. Halk tababeti veya halk hekimliği olarak isimlendirilse de kimi zaman modern tıbbın bile çare bulamadığı durumlarda bitkilerle tedaviye başvurularak olumlu sonuçlar alınmıştır.
Asırlardan beri değişik ülkelerde değişik şekillerde farklı sırlarla veya terkiplerle o hastalığa uygun, özellikle o insanın organ tabiatına, ruhuna ve kişisel özelliklerine göre bitkilerden yararlanma yoluna gidiliyor.
Her bitkinin kendine has özelliklerinin olduğu bilinen bir gerçektir. Tedavilerde insanın organ özelliklerinin bilinmesi kadar, bitki özelliklerinin de bilinmesi çok önem arz etmekte ve organının yapısını oluşturan temel unsurlar olarak bilinen (Sıcak, soğuk, nemli, kuru) kavramları bu tür bitkisel tedavide başvurulması gereken önemli bir konudur. Her ne kadar ayrı kavramlar olarak algılansa da bir bütünlük oluşturan ve insanın yapısıyla uyuşan temel öğelerdir.
Bu temel düşünceden yola çıkarak eski zamanlardaki Lokman Hekimler, hastalığın organ teşhisinden sonra bitkilerin soğuk, sıcak, kuru ve nemli derecelerine göre yani hastanın problemi soğuk tabiatlı organından kaynaklanıyorsa “sıcak tabiatlı bitkiler” sıcak tabiatlı organından ise “soğuk tabiatlı bitkilerle” tedavi metotları geliştirmişlerdir.
Bu nedenle insanların kendi tabiat organ yapılarına uygun “soğuk” ya da “sıcak” tabiatlı bitkileri tercih etmesi gerektiği, aksi halde sağlıklı yaşamın mümkün olmayacağını bilmeleri gerekir. Sağlıklı beslenmek için kişinin organ tabiatına yönelik, bitki özelliklerinin de oluşturduğu yapıyı esas almalıdır.
“Yemek ilaç olmalı, yoksa ilaç yemeğe dönüşür.”

> Tabiatı sıcak ve nemli bitkiler
> Tabiatı sıcak ve kuru bitkiler
> Tabiatı soğuk ve nemli bitkiler
> Tabiatı soğuk ve kuru bitkiler